"İnternet 20. yüzyıl ortalarında askeri bir proje (ARPANET) olarak ortaya çıkmış, günümüzde en önemli bilgi ve iletişim teknolojisi haline gelmiştir. ARPANET projesi ile başlayan internet kullanımı, önce üniversitelerde yaygınlaşmış, kısa...
more"İnternet 20. yüzyıl ortalarında askeri bir proje (ARPANET) olarak ortaya çıkmış, günümüzde en önemli bilgi ve iletişim teknolojisi haline gelmiştir. ARPANET projesi ile başlayan internet kullanımı, önce üniversitelerde yaygınlaşmış, kısa bir süre sonra masaüstü bilgisayarlar aracılığı ile evlere kadar girmiştir. İlk dönemlerdeki durumun aksine günümüzde internete erişmek için bilgisayara sahip olma zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Mevcut durumda akıllı cep telefonları, PDA ve iPad’ ler gibi üçüncü nesil mobil iletişim teknolojileri ile de internete erişmek mümkündür.
İnternet teknolojisinde yaşanan bu hızlı gelişme, bireylerin birbirleriyle olan iletişimini daha kolay hale getirmiş, iletişim engellerini daraltmıştır. İnternet teknolojisinin gelişimi, bilgi işlem süreçlerindeki gelişimi de beraberinde getirmiştir. Bilgiye erişim daha kolay ve hızlı hale gelmiş, bilginin paylaşımı artmış, bilginin oluşma, yayılma ve değerlendirilme süreçleri hızlanmıştır. İnternet kullanımının yaygınlaşması, eğitimden sosyal yaşama, ekonomiden bürokrasiye kadar birçok alanda değişimlere neden olmuştur.
Günümüzde bireyler sanal kütüphaneler ve veri tabanları ile bilgiye kolaylıkla ulaşabilmekte, sosyal ağ siteleri aracılığıyla sosyal gereksinimlerini karşılayabilmekte, bununla birlikte zaman ve mekana bağımlı olmaksızın eğitimlerini sürdürebilmektedirler. Bunlara ek olarak, birçok gazete ve derginin içeriğine web üzerinden erişilebilmekte; sosyal, ekonomik, siyasi pek çok güncel durum ile ilgili görüşler bildirilerek birlik içinde çeşitlilik sağlanabilmektedir.
Ayrıca e-devlet uygulamaları ile birçok iş, bürokrasi engeline takılmadan kolaylıkla halledilebilmektedir. İnternet, sağladığı bu imkanlar ile günümüzün en popüler bilgi ve iletişim teknolojilerinden biridir (Anderson, 2007; Collins, 2007; Uslu; 2007). İnternete erişimin bu denli kolay olması, internet kullanıcı sayısında ve profil çeşitliğinde artışa neden olmuştur. İnternet hızlı tüketilen bir teknoloji haline gelmiş, insanlar internet ortamında çok uzun süreler harcamaya başlamışlardır.
Bu durum kısa dönemde bireylerde sosyal, psikolojik ve ekonomik açılardan bir takım olumsuzluklar gelişmesine zemin hazırlamakta; ilerleyen dönemlerde ise bireylerin internete bağımlı olmalarına neden olmaktadır. Özellikle ergenlik dönemini yaşayan çocukların internet ve bilgisayar oyunlarına olan bağımlılığı, onların sosyal ilişkilerini bozmakta, aileleri ile olan iletişimini yok etmekte, onları birçok suça yöneltmekte, cinsel istismara uğramalarına neden olmakta, dikkat eksikliği, saldırganlık, içe kapanıklık gibi davranış bozuklukları edinmelerine neden olmaktadır.
Kısacası bugün kontrolsüz ve aşırı internet kullanımı günümüz bireyleri için tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir (Yalçın, 2003; İlhan, 2007; Önür, 2007; Uslu; 2007). Araştırmacılar, aşırı internet kullanımından kaynaklandığı düşünülen bu olumsuzlukları, internet tutkusu (internet addiction), internet bağımlılığı (internet dependency), problemli internet kullanımı (problematic internet use) gibi kavramlarla açıklamaya çalışmışlardır. Genel olarak internet bağımlılığı, bilgisayar başında internete bağlı olarak gereğinden fazla zaman geçirme problemi olarak tanımlanmaktadır (Young, 1996).
İnternet bağımlılığı kavramı internetin hastalık oluşturacak düzeyde kullanımını tanımlamada yetersiz kalabilmektedir. Aslında oluşan bağımlılık, internete değil, daha çok içeriğe ya da internet ortamında sunulan imkanlaradır. İnternet bağımlılığı ile ilgili ilk bilimsel çalışmaları yapan Young (1999) ve birçok araştırmacı da internet bağımlısı kişilerin aslında internet kullanma davranışına değil internet üzerinden gerçekleştirdikleri kumar oynama, sohbet etme, alışveriş yapma, oyun oynama gibi davranışlara bağımlı olduklarını düşünmektedirler (Griffiths, 2000; Davis, 2001).
İnternet bağımlılığı kavramı internetin patolojik boyutunu tam olarak karşılamadığı için, bunun yerine bazı çalışmalarda problemli internet kullanımı kavramı kullanılabilmektedir (Tutgun, 2009). Bu bağlamda çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının problemli internet kullanım durumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Bu araştırma betimsel bir çalışma olup, araştırmada genel tarama yöntemi kullanılacaktır. Var olan durum betimlenerek, çeşitli değişkenler ile karşılaştırılacaktır. Araştırmada, Bilgi Formu ve İnternet Bilişsel Durum ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılacaktır.
Öğrencilerin demografik özellikleri, oluşturulan bilgi formu ile toplanacak, öğrencilerin problemli internet durumunu belirlemek için ise Davis (2001) tarafından geliştirilen ve Özcan (2004) tarafından Türkçeye uyarlanan İnternet Bilişsel Durum Ölçeği (İBDÖ) kullanılacaktır. İnternet Bilişsel Durum Ölçeği (İBDÖ) 36 maddeden ve “Azalan dürtü kontrolü, sosyal destek, yalnızlık/depresyon ve dikkat dağıtma” olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin değerlendirmesi, toplam puanı ve alt boyut puanları hesaplanarak yapılacaktır. Ölçek “kesinlikle katılmıyorum” ile “kesinlikle katılıyorum” a doğru değişen ifadelerden oluşan 7’ li likert tipi ölçektir.
Puanın genel durumdan yüksek olması “problemli kullanım” olarak değerlendirilmektedir (Davis, 2001; Özcan ve Buzlu, 2005). Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilecektir. İBDÖ ölçeğinden elde edilen puanlar bilgi formundan elde edilen cinsiyet, bölüm, internet durumu, günlük internet kullanım süresi, internet kullanım amacı ve günlük hayattaki aktivite sıklığı gibi değişkenler açısından analiz edilecektir.
Veri toplama araçları Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği, İngilizce Öğretmenliği, Okulöncesi Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği Programları’nın 3. sınıflarında eğitim gören 420 öğretmen adayına uygulanacaktır."