Gaye Gökalp Yılmaz
Mehmet Akif Ersoy University, Sociology, Faculty Member
- Sociology, Sociology of Everyday Life, Everyday Life Studies, Everyday life theory, Michel de Certeau, Criticizing Everyday Life-Epstein, and 25 morePhilosophy, Gender, Development Studies, Culture, Humanities, Politics, Queer, Economics, Cultural Studies, Gender Studies, Social Media, Cultural Theory, Social Theory, Cultural Sociology, Sociology of Religion, Sociology of Knowledge, Social Change, Media Sociology, Sosyoloji, Consumption and Material Culture, Almanya'da Türk İşçI Göçü, German Turks, Turks in Germany, Public Policy, and Turkish-German Cinemaedit
Avrupa'ya Türkiyeli işçi göçü 1960'lı yıllardan itibaren önemli bir toplumsal olgu olarak hem Türkiye hem de Avrupa toplumunda önemli toplumsal değişimlerin nedeni olmuştur. " Bir gün dönmek " amaçlı çıkılan göç yolculuğunda, bir türlü... more
Avrupa'ya Türkiyeli işçi göçü 1960'lı yıllardan itibaren önemli bir toplumsal olgu olarak hem Türkiye hem de Avrupa toplumunda önemli toplumsal değişimlerin nedeni olmuştur. " Bir gün dönmek " amaçlı çıkılan göç yolculuğunda, bir türlü dönülmeyen Türkiye, birinci kuşaklar için " vatan " olarak önemini korumaya devam etmektedir. Ancak, özellikle ikinci ve üçüncü kuşaklar için Türkiye'ye ilişkin düşünceler değişmeye başlamıştır. Dolayısıyla, Avrupa'da yerleşik olan ve artık kendilerini " Euro-Türkler " olarak tanımlayan Türkiye kökenliler için yaklaşık 50 yıldır Türkiye toplumunda egemen olan " Gurbetçi " ve " Almancı " kavramlarının gözden geçirilmesi önem taşımaktadır. Bu iki kavramın taşıdığı " vatan " , " gurbet " ve aşırı tüketime bağlı gösterişli yaşam ve pejoratif yaklaşımlar, özellikle üçüncü kuşaklar için geçerli durumlar değildir. Almanya'nın Duisburg ve Aachen kentlerinde gerçekleştirilen derinlemesine mülakatlarla desteklenen bu çalışma, bu eksende Almanya özelinde değişen " Avrupa'da yaşayan Türkiyeli olma durumunu " tartışmakta ve bu nüfusun " Euro-Türkler " olarak tanımlanma talebinin altını çizmektedir. Ayrıca, çalışma, Euro-Türkler olarak yeninden dikkate alınması gereken " ait olma " biçimlerinin bütünleşmenin de en önemli anahtarlarından biri olduğunu vurgulamaktadır. ABSTRACT Turkish Labour Migration to Europe has been a significant reason for both Turkish and European Societies beginning from 1960's. Turkey, is still significant as " a homeland " for first generation migrants who have stared their journey of migration with the belief of " returning back one day ". However, especially for second and third generations, attitudes towards Turkey, have started to change. Therefore, it seems crucial for those who define themselves as " Euro-Turk, to rethink concepts " Gurbetci " and " Almancı " , that have been dominant for more than 50 years. Attitudes these two concepts include like " homeland " , " gurbet " , over consumption and other pejorative statements in Turkish society towards people living in Germany, are not considered as valid for third generation living in Germany. This study, enhanced with depth interviews carried in Duisburg and Aachen in Germany, discusses the changing condition of " being the Turk living in Europe " and highlights the demand of the third generation of Turks in Germany to be identified as " Euro-Turks. In addition, this study emphasizes, the necessity to reconsider " the forms of belonging " , as one of the most significant key concepts of the integration.
Research Interests:
Kültür kavramını tanımlamak ya da belirli bir kalıp içerisinde işlevselleştirmek birden çok kültür tanımı ve yaklaşımının varlığından dolayı son derece zor bir deneme olacaktır. Kuvvetle muhtemel yapılacak olan her kültür tanımı da, bir... more
Kültür kavramını tanımlamak ya da belirli bir kalıp içerisinde işlevselleştirmek birden çok kültür tanımı ve yaklaşımının varlığından dolayı son derece zor bir deneme olacaktır. Kuvvetle muhtemel yapılacak olan her kültür tanımı da, bir veya daha çok paradigmanın veya disiplinin çatısı altında ele alınması sonucu, farklı disiplinler ve yaklaşımlar tarafından eleştirilecektir. Bu nedenle, bu çalışmada kültür tanımının katı ve değişmez olarak ele alınmasının mümkünlüğünü sorgulamayan ancak, temel olarak gündelik hayat sosyolojisi tarafından bütüncül yaklaşımların, tekli açıklama biçimlerinin ve meta anlatıların egemenliğinden arınmayı amaçlayan bir tutum çerçevesinde, gündelik hayatın tek tipleştirici kültürü alt üst edici yönü tartışılacaktır. Bu bağlamda bir kültür kavramının üst çatı olarak kurgulanmasından ziyade, hangi kültür kavramlarının sosyal bilimlerde hangi bağlamlarda ele alındığını kısaca hatırlamak gerekli görülebilir. Yukarıda değinilen haliyle, kültür kavramının farklı tanımlamalarını tarayan Alfred Kroeber ve Clyde Kluckhohn, 1963 yılında " kültür " ün tam 164 adet tanımının yapıldığını tespit etmişlerdir (Kroeber ve Kluckhohn'dan akt. Inglis, 2005:5). Bu sayının post modern yaklaşımlar ve yeni çağdaş sosyal teoriler düşünüldüğünde 164'ün üzerinde olduğunu öne sürmek yanlış olmayacaktır. Kültürü kapitalizm eleştirisi olarak kitle kültürü ve popüler kültürle ilişkili olarak ele alan Adorno ve Horkheimer, kültürü, eğlence ve boş zamanın analizinde ortaya koyarlarken, eğlence ve boş zamanın, işten bağımsız özgür alanlar ve dinlenme yolları olarak görünmelerine rağmen işyeri dışında iş yaşamının rutinleşmiş örüntüsünü koruyarak kapitalist sürece etkili bir şekilde hizmet ettiklerini tartışırlar (Bennett, 2013: 29). Ayrıca, popüler olanın gerek müzik gerek film endüstrisi içerisinde olsun belirli talimatlar ve kurallar düşünülerek ve istenilen türde belirli bir tepki alınması amacıyla üretildiği düşünüldüğünde, kapitalizmin içerisinde sanat kavramının popüler olana kurban edildiği ortaya çıkmaktadır. Habermas'ın ise gündelik hayat yerine kullandığı " yaşam dünyaları " , temelde medya dolayımlı süreçler yoluyla şekillenmektedir ve medya dolayımından geçmiş enformasyon, gündelik bilginin kaynağı haline gelmektedir (Bennett, 2013:35).
Research Interests:
Research Interests:
This paper intends to analyse and discuss reflections of patriarchy, male-dominance and micro-resistance that ordinary women create in their everyday life against social rules and expectations that constrain their freedom in everyday... more
This paper intends to analyse and discuss reflections of patriarchy, male-dominance and micro-resistance that ordinary women create in their everyday life against social rules and expectations that constrain their freedom in everyday life. Within that regard, an Oscar nominee and 2015 internationally co-produced drama film directed by Turkish-French film director, " Mustang " , will be narratively analysed by focusing on everyday life practices of five characters in the film. These five characters are orphaned sisters living in a Turkish village and their lives dramatically change after a day at which sisters play with their school mate boys. Depending upon Turkish social rules and traditions girls are expected to keep their sexuality away from stranger males, thus girls in the film are kept from leaving the house, even for school. Beginning from that time, girls' house become a space of domination and control and girls start to establish their micro-resistance acts against their uncle and grandmother's hegemonic rules and prohibitions. These micro-resistance acts will be analysed through Michel de Certeau's concepts of everyday life " strategies " and " tactics ". Thus, girls' mundane acts such as watching football match or wearing short skirts at home against prohibitions of their uncle, can be considered as brave and intelligent tactics that intend to erode hegemony of their uncle over their everyday life and their bodies. Therefore, unseen resistance is created in everyday life and girls start to create their tactics to find room for expressing themselves and getting independence.
Research Interests:
Everyday life studies have always been ignored in social sciences until 1960’s. Science has always focused on generalized majorities and statistics, for example, paid all attention to biggest numbers and most observed frequencies.... more
Everyday life studies have always been ignored in social sciences until 1960’s. Science has
always focused on generalized majorities and statistics, for example, paid all attention to
biggest numbers and most observed frequencies. Therefore, what have been analyzed in social
sciences, were usually stories of majorities, big events and mostly significant people. This
study based upon everyday life sociology and intends to bring ordinary peoples’ voices
foreground. In that manner, French scholar Michel de Certeau establishes the main framework
of that paper. For Certeau, people who are not creators of hegemonic power structures are in
silent resistance in their everyday lives, with their everyday life practices. This paper, analyzes
everyday life practices of German Turks, as a case study. Fieldwork study of this research was
based on qualitative techniques and it was carried in Aachen, a city at Nord Rheine
Westphalia (NRW) region of Germany. During five weeks period in 2012, 35 people have
participated in depth interviews. Data gathered from these interviews have been analyzed and
different aspects and examples of resistance in routine everyday life have been presented.
These patterns of everyday life practices vary from speaking to shopping and finally eating
practices. Different ways of doing things and different ways of consumption and many
creative everyday life practices display how ordinary and “otherized” people survive with
their different life styles.
Keywords: Everyday Life, Michel de Certeau, Tactics, Resistance.
always focused on generalized majorities and statistics, for example, paid all attention to
biggest numbers and most observed frequencies. Therefore, what have been analyzed in social
sciences, were usually stories of majorities, big events and mostly significant people. This
study based upon everyday life sociology and intends to bring ordinary peoples’ voices
foreground. In that manner, French scholar Michel de Certeau establishes the main framework
of that paper. For Certeau, people who are not creators of hegemonic power structures are in
silent resistance in their everyday lives, with their everyday life practices. This paper, analyzes
everyday life practices of German Turks, as a case study. Fieldwork study of this research was
based on qualitative techniques and it was carried in Aachen, a city at Nord Rheine
Westphalia (NRW) region of Germany. During five weeks period in 2012, 35 people have
participated in depth interviews. Data gathered from these interviews have been analyzed and
different aspects and examples of resistance in routine everyday life have been presented.
These patterns of everyday life practices vary from speaking to shopping and finally eating
practices. Different ways of doing things and different ways of consumption and many
creative everyday life practices display how ordinary and “otherized” people survive with
their different life styles.
Keywords: Everyday Life, Michel de Certeau, Tactics, Resistance.
Research Interests:
Michel de Certeau, Gündelik Hayat Sosyolojisinde, sıradan bireyin mücadele eden, kurnazlık yapan, küçük hilelerle egemen yapılara karşı küçük zaferler kazanan zeki ve yaratıcı yönünü ön plana çıkartmaktadır. Dolayısıyla Certeau, sıradan... more
Michel de Certeau, Gündelik Hayat Sosyolojisinde, sıradan bireyin mücadele eden, kurnazlık yapan, küçük hilelerle egemen yapılara karşı küçük zaferler kazanan zeki ve yaratıcı yönünü ön plana çıkartmaktadır. Dolayısıyla Certeau, sıradan bireyin gündelik hayatında görünmeyen küçük zaferlerini fark edebilmenin ipuçlarını vermektedir. Certeau’nun Taktikleri, Alışverişte, okurken, konuşurken ve hatta yürürken bile sıradan bireye "Stratejilerin” inşa ettiği kurallara "Taktikler” geliştirerek karşı gelebilmenin zekice ve kimi zaman da eğlenceli yanını görebilmeyi vadetmektedir.
Bu çalışma, hem teorik bir Gündelik Hayat Sosyolojisi incelemesi hem de Certeau’dan hareketle sıradan bireyin yaratıcı taktiklerini uygulamalı bir biçimde Almanya’daki Türkiyeliler üzerinde inceleme imkânı sunmaktadır. Almanya’daki Türkiyelilerin gündelik hayatlarında "görünmeyen hileleri” ve gündelik hayatlarında "kendi olabilmelerinin ve kalabilmelerinin yollarını sağlayan” Taktikleri, Gündelik Hayat Sosyolojisine, sıradan bireyin küçük zaferleriyle bakabilmenin kapılarını aralamaktadır.
Bu çalışma, hem teorik bir Gündelik Hayat Sosyolojisi incelemesi hem de Certeau’dan hareketle sıradan bireyin yaratıcı taktiklerini uygulamalı bir biçimde Almanya’daki Türkiyeliler üzerinde inceleme imkânı sunmaktadır. Almanya’daki Türkiyelilerin gündelik hayatlarında "görünmeyen hileleri” ve gündelik hayatlarında "kendi olabilmelerinin ve kalabilmelerinin yollarını sağlayan” Taktikleri, Gündelik Hayat Sosyolojisine, sıradan bireyin küçük zaferleriyle bakabilmenin kapılarını aralamaktadır.
